📜 Geçmişten Bir Gün: Apollon ve Karga 🏛️✨
Bugün, güneşin altın ışıkları Delphi Tapınağı’nın mermer sütunlarına vuruyor. Tapınağın içinde, bilgelik ve kehanetin tanrısı Apollon, tahtına yaslanmış düşüncelere dalmış durumda. Gözleri ufka çevrili, çünkü sadık habercisi, beyaz tüylü kargası, henüz dönmedi.
Saatler sonra, gökyüzünde bir karaltı beliriyor. Kanatlarını güçlü bir şekilde çırparak tapınağa inen karga, Apollon’un önüne konuyor. Gagası açık, nefesi kesik. Büyük bir haber getirdiği her halinden belli.
Apollon, kaşlarını çatarak soruyor:
"Ne gördün, sadık dostum?"
Karga başını eğiyor ve titrek sesiyle fısıldıyor:
"Koronis... Sana ihanet etti, Efendim."
Apollon’un içi bir anda alev gibi yanıyor. Sevdiği kadın, Koronis, başka birine gönül vermişti. Öfkesi o kadar büyük ki, tapınakta yankılanan bir fırtına gibi patlıyor. Ama birkaç nefes sonra, öfkesi yerini derin bir kedere bırakıyor. Sadık kargası ona gerçeği getirmişti.
Tanrı, uzun bir sessizlikten sonra, önündeki kargaya bakıyor.
"Sen daima doğruyu söyledin," diyor yavaşça. "Bu yüzden, artık seni kehanet kuşu ilan ediyorum. Ama bu ihanetin anısı sonsuza dek senin tüylerinde yaşayacak."
Ve o anda, karganın bembeyaz tüyleri simsiyah bir geceye dönüşüyor.
O günden sonra, kargalar bilgeliğin, sadakatin ve kehanetin habercileri olarak kabul edildi. Her kim ki bir karga gördü, geçmişin fısıltılarını duydu. Ve her kim ki onları dinledi, gerçeği öğrendi...
🌑✨ "Gerçek bazen acıdır, ama bilgelik onu kabullenmekle başlar."